Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman
İnsan bir tuhaf olur. Kulağına fısıldanan kahramanlık türküleri insanı ne kadar sarmalasa da o iyi kötü bırakıp gittiği bir düzeni vardır. Belki sevilen bir anne-baba, belki bir sevgili belki de ölüm. Yine de o kendisine vaat edilen cennet için yalnızlığı seçmiştir bir kere. Bağlantılar kurulmuş, biletler alınmış ve yolluklar hazırlanmıştır.
Uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
Kimsenin haberi olmaz. Ama kuştur bu. Aklı bit kadar. Ölümü kendisi seçmiştir şanlıysa. Ya da zorunlu bırakılmıştır. Ya devlet demiştir zindana. Ya yoldaşlar, akıl babaları, devrim ölen kuşların üstünden doğacaktır.
Alıp ta başını gitmek istersin
Sırt çantası hazırlanmıştır artık. Deniz kıyısına inilir, bir çay içilir, o güzel günlerin hayaliyle. Veda edilir bir bir sevenlere, habersiz. Dostlarla sessiz sessiz aynı umut vardır gözlerde. Gelecek güzel günlerin hayali. Bu güne kadar hep hayal olmasına rağmen o güzel günler, ellerinde yükselecektir nihayet. Ve şehir bitmiştir.
Karanlık sokaklar, kör, sağır, dilsiz,
İnadına tüm sokaklardan el ayak erken çekilir bugün. Bu ise vedayı daha bir kolaylaştırır bilmeyene. Bilen ise ölümün kokusunu ensesinde hissetmeye başlamıştır. Ama kimse ses çıkaramaz. Bu mini ölümsüzlük töreni gecenin sessizliğinde, kör, sağır ve dilsiz sokakta herkesi tüm uhrevi duygularla içine çekmiştir artık. Ve tören biter, serüven başlar.
Ey sevda kuşanıp yolara düşen
Geride bıraktıklarını unut. Soğuğu unut, sıcağı unut, açlığı unut, ihaneti unut, korkuyu unut. Bu serüvende seni partin yalnız bırakmayacaktır. Bu serüvende seni sevdan, ölümü göze aldığın devrim yalnız bırakmayacaktır. Ölüm en büyük yoldaşın ve sırdaşın olacaktır. Artık ölmek var dönem yoktur bu serüvenden.
Bilesin bu yollar dağlar dolanır
Ne zannettin. Bu bir oyun değil. Artık sokak aralarında duvarlara yazı yazmayacaksın. Artık kanınla hiç bilmediğin dağ başlarında efsane denilen ama gerçekte gazetelerin üçüncü sayfa haberleri değerinde bile olmayan bir terörist olacaksın. Tüm dağlar senin. Yürü, koş ve kaç ve vurrrrrr.
Yare ulaşmadan düşersen eğer
Ki kesin olarak ya yare düşmeden öleceksin, ya cezaevlerinde çürüyeceksin, yetmedi ölüm oruçlarında öleceksin. O nedenle vasiyetini yaz diyeceğim ama senin miras bırakacak parti pırtı tarzı şeyden başka hiçbir şeyin yoktur. İzlediğin yolu ise akıllı dünya yirmi yıl önceden terk etmiştir.
Yarına sesin kalır
Ses dediğimize bakma. Astık, kestik, cezalandırdık, diye güya politika üreten bir siyasi gazetenin bir köşesinde sadece adın soyadın ve bir dörtlükle ölüm yıldönümlerinde ilan çıkacaktır. Bu hangi yarin kulağına gider ki? Gitse de en fazla sinek vızıltısı gibi gelir ve geçer. Bir de unutmadan eğer büyük bir adamsan, ki büyük ihtimalle öyle değilsin yoksa yolun oralara düşmezdi, bir ihtimal varsa mezarın başında anılırsın yoksa yine küçük bir ihtimal bir anma töreni düzenlenir adına. Ve kemiklerin ve kananın üzerinden bol keseden gaz verici konuşma yapar birileri.
Gecenin ucunda gün aralanır
Yine de her karanlığın sonunda güneş doğar. Bu güneş nedense genellikle yollara düşüp yurtdışına çıkanların üstüne doğar. Dağlara yolu düşünlerin ise başlarında hep kış güneşi doğar. Tıpkı akılarındaki yalancı bir sevda gibi.
Yar sevdası ile yürek bilenir
Yüreği bilemek lazım her zaman. Çünkü zaman ele silah, bele mermi, sırta parka geçirme zamanıdır. O zaman bir yar bulacaksın kendine. Diyeceksin bu son savaş sana ulaşacak. Diyeceksin ve basacaksın tetiğe. Ölüme basacaksın gözlerin kapalı.
Sızılı bir ırmak uğurlar seni
Ya da sızılı bir ırmağa terk edilirsin. Doğrudur ırmaktan başka kimsenin yüreği sızlamaz. Sızlasa n’olur sanki. Sen öldükten sonra vur kıçına tekmeyi. Ama zaman kötüdür. Irmaktan başka kimsenin sızlayacak yüreği de yoktur. Nerede sevenlerin, nerede o yoldaşlık yeminleri edenler?
Su olup akarsın kır çiçeklenir
Bak bu doğrudur işte. Evrim teorisine göre kanın karşır vurulup düştüğün dereye, kanın karışır. Dere akar, kanın gider, dere akar, kanın su olur, börtü olur, böcek olur. İşte o zaman bir işe yararsın. Çiçek olursun, kurtçuk olursun, ama toprak olursun.
Ne olursa olsun bir işe yararsın. Yarına sesin kalır.
SAYI:10
MAYIS 2005

Eklenme Tarihi 2.2.2007 |
Sayfa Gösterimi: 824